30 Ocak 2015 Cuma

sıfır.

Seversiniz.. Birini en çok ne kadar sevilebilirse o kadar seversiniz.. Onun için her şeyinizi verirsiniz. Canınız yansa bile hissetmezsiniz. Onun varlığı bile sizi mutlu eder. Hayatınızın tümü yaparsınız. 6.duyu organınız o olur mesela. 1 müzik, 1 mekan, 1 hatıra, 1 mektup hayatınızı değiştirebilir. Fakat tek sıfırın size sertçe çarpmasıyla o değerinizi sıfırlarsınız. 

At kafası.

Piano sesindeki huzuru yakalayabilmek gibiydi seni yakalamak. 
Hiç tanımadığım, bilmediğim bir sokağa sapmak gibi..
Hiç tutamadığım o ellerine mi yansaymış şu kalbim?
Yoksa hislerimi açıklayamama mı ızdırap çeksin şu bedenim?
Samanlığın içindeki tüy tanesini aramak gibiydi şu dünyada bi' "seni" bulmak. 
Bilmemekti aşk bizim için
Zor ve dehşete kapılmış bir fısıltıydı çığlığım
Görmeni istemediğim kabusun olmaktı belki tüm bu tantana. 

Beni tanımıyorsun
Duygularımı bilmiyorsun
Yaşanmışlığın en derinini yaşadığımı göremiyorsun
Ya kalbimi?
Onu hissedebiliyor musun? 
Bana attığın her bi adımda yanımdaki insanlar bile duydu kalp atışlarımı. 
Sen duyamadın mı?
Duymak ister misin? 
Hadi koy kafanı seni bende sakladığım  en özel mekana. 
Kan yaymaktansa vücuduma
Her zerreme seni gönderen mekandı senin yerin
Sense bilemedin
Bilemeyeceksin
Bilmemelisin şu içimde yaşadığım duyguları
Senin içindeki ben ile
Benim içimdeki senin farklı olmasıydı en büyük kabusum
O kabus ki illet
O kabus ki dehşet
O kabus ki anlatılmaz vahşet. 

"Sana git diyemem ama kal demekte gelmiyor içimden"
"Aşk bu kızıl ötesi yaralı müzesi hareket edemem"
Yaşadığım kafa. 
At kafası. 
Senden sonra ya da senden önce kavramı yok. 
Hep "seninle" olacak
Hep "sen" olacaksın
Hep "sen"